Pages

12 Şubat 2011 Cumartesi

Belediye iş Üyeleri Belediyenin Önünü Tahrir Meydanı Yaparız


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Önünde büyük işçi eylemi:

İstanbul Büyükşehirde yandaş sendika baskısı devam ederse, Büyükşehir belediyesinin önünü, ülkemizin TAHRİR (Özgürlük) Meydanı Yaparız.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından belediye işçilerinin zorla hükümete yakınlığıyla bilinen Hak-İş'e bağlı Hizmet İş'e üye yapılması, 11 Şubat 2011’de bini aşkın Belediye-İş üyesi tarafından meşaleli yürüyüşle protesto edildi. Yürüyüşe Türk İş Bölge Başkanı Faruk Büyükkucak, sendikamız genel sekreteri Nihat Ayçiçek genel malı sekreter Cahit Korkmaz, genel örgütlenme sekreteri Ali Çelenk katıldılar. Yürüyüş boyunca, taşeron sendika istemiyoruz, işveren sendikamda elini çek, direne direne kazanacağız, iş ekmek yoksa barışta yok birlik-mücadele-zafer sloganları atıldı.

Üyelerimiz sendikamızın İstanbul Şubeleri binası önünde toplanarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan işçilerin zorla, AKP'ye yakınlığı ile bilinen Hak-İş'e bağlı Hizmet İş'e üye yapılmasını protesto etmek için sendika binası önünde bir araya geldi. İşçiler burada, "İşyerlerimizde var olan sendikamızı Saray'da teslim alamazsınız", "Sendikasız çalışmak istemiyoruz" yazılı pankartlar açtı. Ellerinde, "Yandaş sendika defol", "Bölme böldürtme geleceğine ipotek koydurtma" ve "Taşeron sendika istemiyoruz" yazılı dövizler taşıyan işçiler, buradan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) doğru yürüyüşe geçti. Ellerinde meşaleler de bulunan grup, sık sık "Çadırları kurarız hakkımızı ararız", "İş ekmek yoksa barışta yok" ve "Yandaş sendika istemiyoruz" diye slogan attı. İBB'nin önüne ulaşan işçiler, burada iş kazalarında ölen onlarca işçi için saygı duruşunda bulundu.

'Belediyenin önünde çadır kurarız'
Belediye-İş Sendikası İstanbul Şubeleri adına açıklamayı Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Gülüm yaptı. Konuşmasının başında İBB Başkanı Kadir Topbaş'a seslenen Gülüm, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi işyerlerinde Anayasa’ya ve yasalara aykırı bir şekilde işveren vekillerinin onayı ve desteğiyle; işyerlerine noterler getirilerek, odalar tahsis edilerek, belediyenin araçları kullanılarak üyelerimiz sendikamızdan istifa ettirilerek Hak-İş/Hizmet-İş’e üye olmaya zorlanmaktadır.
Hizmet-İş’i tüm Türkiye sendikacılığıyla değil, yandaşlığıyla tanıyor. Hizmet-İş, işçiyi ekmeği ile tehdit eden başkan yardımcılarının, daire başkanlarının, müdürlerin, amirlerin desteği ile üye kaydeden, işçiye değil, işverene dayanan bir yapıdır.
İstanbul işçisi Torba yasasına onay veren,  işveren kucağında hormonlu büyüyen bir sendika olduğu için Hizmet-İş’’in gerçek yüzünü bilir. Bu nedenle ancak baskı ve tehdit altında, sendika değiştirmektedir.
'Sendika değiştirin' baskısı altında kalan işçilerin, "yarın ne olacak", düşüncesiyle huzursuzca çalıştığını belirten Gülüm, baskılara karşı sessiz kalmayacaklarını söyledi.
Üyelerimize yönelik sendika değiştirme baskısını 1000’i aşkın üyemizin katılımıyla 24 Ocak’ta yaptığımız basın açıklamasıyla protesto ettik.
O basın açıklamasında, Sayın Kadir Topbaş’a da seslenerek; üyelerimizi Hizmet-İş’e üye olmaya zorlayan daire başkanları ve müdürler hakkında gereğini yapmaya davet ettik.
  “Üyemize, bazı daire başkanlarınız,  amirleriniz ve müdürleriniz sendika değiştirme baskısı yapıyor, işyerlerimizde huzur kalmadı, çalışma barışı bozuluyor. Bunu yapanlara engel olun”. Dedik.
Yandaş sendikaya odalar tahsis ederek, belediyenin imkânlarını, araçlarını kullandırarak ve işten atma tehdidiyle, üyelerimizin sendika seçme özgürlüğünü ortadan kaldıramaz, baskı altına alamazsınız.” dedik.
“Sendika seçme hakkı Anayasal haktır, sürgünle, baskıyla buna müdahale Türk Ceza kanununa göre suçtur “ dedik.
Ancak Mısır’daki sağır sultan duydu, Sayın Topbaş duymadı, duyduysa da gereğini yapmadı.
Yani, imam yine bildiğini okudu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde üyelerimize yönelik sendika değiştirme baskısı şekil değiştirerek devam etti.

Değerli arkadaşlar,
Değerli Basın Mensupları

Bugün İstanbul büyükşehirde Hizmet-İş’in maaşlı uzmanı gibi çalışan daire başkanları, müdürler ve amirler var.
Dün Hizmet-İş’in örgütlenme uzmanı gibi çalışan, Büyükşehir Sosyal İdari İşler Daire Başkanı Mevlüt Bulut daha fazla yıpranmasın diye kenara çekilirken, onun yerini Sosyal İdari İşler Müdürü Osman Savaş, Mezarlıklar Müdürü Adem Avcı su ürünleri müdürü Arif İrfan EKER ile Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğündeki bazı amirler aldı.

İstanbul Büyükşehir belediyesinde isimler değişmekte, makamlar değişmekte, ancak yasadışı sendika değiştirme baskısı değişmemektedir.
Belediye-İş’e üye işçiler, daire başkanlarının, müdürlerin ve amirlerin baskısıyla, yandaş Hizmet-İş’e üye olmaya zorlanmaktadır.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da bu sürece tavır almayarak, göz yummaktadır.

Değerli arkadaşlar,
Değerli Basın Mensupları
Üyelerimiz işyerlerinde müdürlerinin amirlerinin Belediye-İş’ten istifa edin, Hizmet-İş’e üye olun baskısıyla, “yarın ne olacak” düşüncesiyle, huzursuzca ve güvensizce çalışıyor.
Üyelerimize yönelik yapılan bu baskıya her zaman olduğu gibi yarın da sessiz kalmayacağız.
İşyerimiz yıpranmasın, iş barışı bozulmasın diye bugüne kadar sabrettik.
Artık son noktaya geldik. Bu yapılanlar karşısında sabır taşı olsa çatlar. 
Bizler belediye iş sendikası olarak sorunun çözümü için tüm grişm ve çabamıza duyarsız kalarak sessizliğini sürdüren İstanbul Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ve AKP yönetimi bundan sonraki tüm olacaklardan sorumlu olacaklardır.

Buradan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Topbaş’a Son Kez Sesleniyoruz.

İstanbul Büyükşehir’de üyelerimize yönelik daire başkanlarının, müdürlerin ve amirlerin hukuk dışı sendika değiştirme baskısı durdurun.
Eğer bu baskıyı durdurmaz, daire başkanlarınız, müdürleriniz, amirleriniz; üyelerimizi işiyle, aşıyla tehdit edip, sendikamızdan istifaya, Hizmet-İş’e üye olmaya zorlamaya devam ederse,
Bir dahaki gelişimizde Büyükşehir belediyesinin önünü, ülkemizin TAHRİR (Özgürlük) Meydanı Yaparız.
İstanbul Büyükşehir belediyesinde sendika değiştirme baskısı kalkıncaya kadar bizi buradan bu meydandan hiç kimse kaldıramaz.
Gülüm, "Artık yeter, bundan sonra olacaklardan başta İBB ve AKP hükümeti sorumludur" dedi.
Konuşması sık sık, "Topbaş şaşırma sabrımızı taşırma" sloganları ile kesilen Gülüm'ün konuşmasının ardından işçiler halay çekti. Halayların ardından eylem sonlandırıldı.

Popular Posts